1 Ekim 2010 Cuma

Bizim evin yeni üyesi...

4 Eylül 2010 Cumartesi

Avrupa Futbolu ve Kriz Ekonomisi

Takvim Gazetesi'nde Kerim Ülker imzalı haberde, küresel ekonomik krizin futbol ekonomisi üzerindeki etkilerine değinilmiş. Habere göre Avrupa ülkelerinde krizin etkileri sonucu futbol kulüplerinin futbolculara harcadığı para miktarı %50 oranında azalma göstermiş. Türkiye piyasasında ise tam tersi bir durum söz konusu. Spor Toto Süper Lig’de mücadele eden 18 takım transfere resmi olarak 90 milyon EURO harcamış.

Önde gelen liglerde ortaya çıkan daralma şu şekilde:

İngiltere (Premier Lig):       2009-10 Sezonu: 585 mio EUR

                                              2010-11 Sezonu: 434 mio EUR

                                              Daralma: % 26

İtalya (Serie A):                   2009-10 Sezonu: 510 mio EUR

                                              2010-11 Sezonu: 303 mio EUR

                                              Daralma: % 41

İspanya (La Liga):              2009-10 Sezonu: 498 mio EUR

                                              2010-11 Sezonu: 263 mio EUR

                                              Daralma: % 47

Almanya (Bundesliga):        Daralma: 90 mio EUR

Yunanistan (Süper Lig):      Daralma: 18 mio EUR (%50)

31 Ağustos 2010 Salı

Türkiye'de Kaç Hakem Var ?

Dün (30.08.2010) yayınlanan Pazartesi Gecesi Futbolu'nda Şansal Büyüka ile Markus Merk, Almanya'da ve Türkiye'deki hakem sayıları üzerine konuştular.

Merk, Almanya'da 80.000 (seksenbin) hakem bulunduğunu söyledi. Bundesliga maçlarını yöneten 20 hakem işte bu 80.000 hakem arasından çıkıyor. Şansal Büyüka, topu bana atarak "Bora'ya soralım kaç hakem var Türkiye'de" demişti.

İşte Türkiye'deki hakem sayıları:

HİF Hakemi:              2.115
İl Hakemi:                   2.601
Bölgesel Hakem:            793
Ulusal Hakem:               431
Üst Klasman Hakemi:    117

Toplam:                      6.057

Almanya'nın 80.000 hakemine karşı bizim 6.000 hakemimiz...
Yeni hakem kazanmak konusunda dünyanın tüm ülkelerinde büyük sorunlar yaşanıyor fakat Türkiye'de durum farklı.

DIGITURK ekranlarında Türk futbolseverine seslenme olanağı bulan Markus Merk, umarım Türk toplumunun hakeme bakış açısını bir nebze olsun değiştirmeyi başarabilir ve hakem olmak isteyen Türk gençlerinin sayısı artar.

29 Ağustos 2010 Pazar

Romantic Warrior

Istanbul Fashion Week 2010 (IFW) kapsamında düzenlenen Istanbul Moda Akademisi defilesinde, Romantic Warrior  isimli koleksiyonu ile ilk defilesini gerçekleştiren Zümrüt Elif Yavuz büyük beğeni topladı.


Kareografisini Uğurkan Erez'in üstlendiği, saç tasarımları MOS, makyajları ise NARS tarafından yapılan defilede, Zümrüt Elif Yavuz'un yanı sıra 10 İMA öğrencisi daha ilk defile heyecanını yaşadı.


Yavuz'un altı kıyafetini Sema Şimşek, Merve Karan, Senem Kuyucuoğlu, Fatma Yaman, Neslihan Önder  ve Bilge Kara  taşıdı.

12 Temmuz 2010 Pazartesi

Eyyamcı FIFA

Howard Webb... Skandalları ile ünlü İngiliz hakem.
Dünya Kupası Final maçına atanması büyük bir soru işaretiydi.
Hem de yine skandallarla dolu İtalya - Slovakya maçının ardından...

Peki neden FIFA, Webb'i bu maça atadı?

Çünkü en büyük eyyamcı FIFA'ydı...

Dünya Kupasının en mağdur 2 takımı kim?
1. İngiltere 2. Meksika

Dünya Kupası Final Maçının Hakemi: İNGİLİZ
Dünya Kupası 3-4 Maçının Hakemi: MEKSİKALI


İşte yetersiz ve skandalları ile ünlü Howard Webb'in Final maçına atanma nedeni.

Yorum sizin...

7 Temmuz 2010 Çarşamba

2010-11 Sezonu Üst Klasman Hakemleri

1 BÜLENT YILDIRIM ANKARA
2 MUSTAFA İLKER COŞKUN ANKARA
3 ÖZGÜÇ TÜRKALP ANKARA
4 KUDDUSİ MÜFTÜOĞLU ANTALYA
5 MUSTAFA KAMİL ABİTOĞLU ANTALYA
6 MUSTAFA ÖĞRETMENOĞLU ANTALYA
7 AYTEKİN DURMAZ BALIKESİR
8 İLKER MERAL BALIKESİR
9 FETHİ SERKAN KOÇAK ÇANKIRI
10 TANER GİZLENCİ DENİZLİ
11 ÖZGÜR YANKAYA EDİRNE
12 ERCAN HELLAÇ ERZİNCAN
13 MESUT ÇARIK ESKİŞEHİR
14 HÜSEYİN GÖÇEK İSTANBUL
15 FIRAT AYDINUS İSTANBUL
16 CÜNEYT ÇAKIR İSTANBUL
17 SERKAN ÇINAR İSTANBUL
18 SÜLEYMAN ABAY İSTANBUL
19 METE KALKAVAN İSTANBUL
20 VOLKAN BAYARSLAN İSTANBUL
21 TAYFUR ÖZKAN İSTANBUL
22 TOLGA ÖZKALFA İZMİR
23 HÜSEYİN SABANCI İZMİR
24 HAKAN CEYLAN İZMİR
25 HAKAN ÖZKAN İZMİR
26 KUTLUHAN BİLGİÇ İZMİR
27 DENİZ ÇOBAN KONYA
28 ZAFER DEMİR MALATYA
29 SUAT ARSLANBOĞA MALATYA
30 YUNUS YILDIRIM MANİSA
31 ÇAĞATAY ŞAHAN MANİSA
32 MURAT TÜRKER MANİSA
33 BÜNYAMİN GEZER K.MARAŞ
34 MÜRVET SEZER SAMSUN
35 ABDULLAH YILMAZ TRABZON
36 BARIŞ ŞİMŞEK TRABZON
37 HALİS ÖZKAHYA YALOVA

... uzun bir aradan sonra ...

TFF Süper Lig ihalesi, sezon sonu, yeni sezon hazırlıkları derken uzun süredir ihmal ettiğim bloguma geri dönüyorum...

Umarım bu tür mecburi aralar vermeden devam edebilirim...

22 Şubat 2010 Pazartesi

EURO 2012 Fikstürümüz...


















EURO 2012 grup eleme maçlarının fikstürü belirlendi

2012 Avrupa Şampiyonası grup elemelerinde A Grubu’nda yer alan A Milli Takımımızın maç programı, bugün Almanya’nın Frankfurt kentinde yapılan toplantıda belli oldu. Toplantıya Türkiye Futbol Federasyonu’nu adına Genel Sekreter Ahmet Güvener, Milli Takımlar Müdürü Hüseyin Coşkun, A Milli Takım Sorumlu Yardımcısı Oğuz Çetin ve A Milli Takım Antrenörü Engin İpekoğlu katıldı.

2012 Avrupa Şampiyonası Grup Eleme Maçları A Grubu Fikstürü

03.09.2010 BELÇİKA - ALMANYA

03.09.2010 KAZAKİSTAN - TÜRKİYE

07.09.2010 ALMANYA - AZERBAYCAN

07.09.2010 TÜRKİYE - BELÇİKA

07.09.2010 AVUSTURYA - KAZAKİSTAN

08.10.2010 ALMANYA - TÜRKİYE

08.10.2010 AVUSTURYA AZERBAYCAN

08.10.2010 KAZAKİSTAN - BELÇİKA

12.10.2010 BELÇİKA - AVUSTURYA

12.10.2010 AZERBAYCAN - TÜRKİYE

12.10.2010 KAZAKİSTAN - ALMANYA

25.03.2011 AVUSTURYA - BELÇİKA

25.03.2011 ALMANYA - KAZAKİSTAN

29.03.2011 TÜRKİYE - AVUSTURYA

29.03.2011 BELÇİKA - AZERBAYCAN

03.06.2011 AVUSTURYA - ALMANYA

03.06.2011 KAZAKİSTAN - AZERBAYCAN

03.06.2011 BELÇİKA - TÜRKİYE

07.06.2011 AZERBAYCAN - ALMANYA

02.09.2011 AZERBAYCAN - BELÇİKA

02.09.2011 ALMANYA - AVUSTURYA

02.09.2011 TÜRKİYE - KAZAKİSTAN

06.09.2011 AVUSTURYA - TÜRKİYE

06.09.2011 AZERBAYCAN - KAZAKİSTAN

07.10.2011 TÜRKİYE - ALMANYA

07.10.2011 AZERBAYCAN - AVUSTURYA

07.10.2011 BELÇİKA - KAZAKİSTAN

11.10.2011 ALMANYA - BELÇİKA

11.10.2011 TÜRKİYE - AZERBAYCAN

11.10.2011 KAZAKİSTAN - AVUSTURYA

12 Şubat 2010 Cuma

Dünyaca Ünlü Moda İkonunun Ölümü

"Karma Alan"da bu sabah konum moda...

Özellikle iki senedir, Elif'in (Yavuz) moda üzerine yaptığı çalışmalar nedeni ile benim de bu alana dair ilgim arttı.

Moda denilince akla gelen en önemli isimlerden biri olan, İngilizlerin deha modacısı Alexander McQueen (Asıl adı Lee McQueen. Ama Alexander Mc Queen markasını kullanıyordu) dün sabah hayatını kaybetti. Ölüm sebebi ise intihar. 40 yaşındaki McQueen'in, çok düşkün olduğu annesinin hayatını kaybetmesinin ardından birkaç gün sonra Londra'nın merkezinde bulunan lüks dairesinde kendisini astığına inanılıyor.


Sabah 10:20'de polise yapılan çağrıda McQueen'in ölü olarak bulunduğu bildirildi ve saat 16:30'da cesedi evden çıkartıldı.

İngiltere'de dört kez yılın modacısı ödülünü kazanan McQ, annesinin ölümünden sonra twitter'daki sayfasına, acılarla başetmekte çok zorlandığını yazmıştı. 2004 senesinde bir gazeteye verdiği röportajda ise hayattaki en büyük korkusunun annesinden önce ölmek olduğunu belirtmişti.

Moda dünyası için çok büyük bir kayıp... Moda sektöründe çalışan ve sanatın bu dalına ilgi duyanların acılarını paylaşıyorum.

11 Şubat 2010 Perşembe

Futbol Kitabı Projesi


acetobalsamico.blogspot.com'dan alıntıdır...

Geliri tamamen ALS MNH Derneği'ne bağışlanacak olan bir futbol kitabı projesi...

Anadolu futbolunu yazan bloggerlar olarak en büyük çabamız sesimizi duyurmaksa, sadece ama sadece Anadolu üzerindeki ilgisizliği biraz olsun kırabilmekse; sadece blog satırlarından değil; sahaflardan, kitapçılardan da insanlara seslenmeliyiz. Bunun için birkaç kitap yazıldı Türkiye'de, lakin çok büyük kitlelere ses duyurulamadı, Anadolu içinse hala aynı tas aynı hamam!



İlgisizlik had safhada...

Bizler, biliyoruz ki Anadolu'da büyük bir potansiyel, lakin büyük olumsuz koşullar var. Bu olumsuz koşullardan birisi de, bilgisizlik. Madem takımını destekliyorsun, madem kalemine sarılıyorsun; sen de
katıl! Destek ver...


Takımına dair yazabileceğin şeyleri, insanların ilgisini çekeceğini düşündüğün yönlerini; geçmişi, bugünü ve yarını harmanlayıp yaz...

Sayfa sayısı konusunda bir kısıtlama olmamakla beraber, 10 - 15 civarı bir sayfa sayısı olursa iyi olur. Yazı konusu olarak belli bir kıstasımız yok, sadece okuyanın gözünde takımın eskiden bulunduğu ve şimdi içinde olduğu koşullar, futbolun ana şartı taraftar, oyuncular gibi futbol ögeleri canlanmalı.

Futbol bizimle güzel, futbolu güzelleştirmek de bizim elimizde! Yazıları yollamak veya projeye dair bilgiler almak için adres:



flagg.a@gmail.com



Twitter: http://www.twitter.com/alsicinfutbol



Facebook Grubumuz: http://getir.net/kvo

10 Şubat 2010 Çarşamba

8 Şubat 2010 Pazartesi

Fenerbahçe - Diyarbakırspor Hakem Değerlendirmesi...

Uzun zamandır ihmal ettiğim blog yazılarıma Fenerbahçe ile Diyarbakır takımları arasında oynanan Turkcell Süper Lig maçının ardından bir hakem değerlendirme yazısı ile tekrar başlıyorum.

Medyada bolca hakem yorumcusu bulunuyor. Ne yazık ki bu yorumcuların hiçbiri kamuoyunu doyurucu şekilde hakem yorumu yap(a)mıyor. Bunun nedeni belki de köşelerinde sınırlı alana sahip olmaları. Sanal ortamda bu özgürlüğe sahip bir şekilde buyurun size bir hakem değerlendirme yazısı…

Maç öncesine bakıldığında zorluk derecesi fazla olmayan bir karşılaşma. Maça Koray Gençerler’in atanması gayet normal. Selçuk Dereli’nin hakemliği bırakma kararı sonrası, 7. FIFA kokartı için düşünülen iki aday hakemden biri. (Diğer aday Tolga Özkalfa). Hakemliğe yardımcı hakem olarak adım atan, daha sonra hakemlik yolunu seçen, bu nedenle klasman düşerek hakemlik tecrübesini kazandıktan sonra tekrar Süper Lig klasmanına çıkan bir hakem…

Gençerler Manisa bölgesi hakemi. 2009-10 futbol sezonunda bu maça gelene kadar 5 Turkcell Süper Lig (4 hakem + 1. Dördüncü hakem) maçında, 2 Ziraat Türkiye Kupası maçında ve 4 Bank Asya 1. Lig maçında görev yapmış. Yani bu sezon 12. maçına çıkmış. Fenerbahçe’nin ilk maçına çıkarken, daha önce Diyarbakırspor’un 1 maçını yönetmiş.

Şimdi geçelim Gençerler'in performansını değerlendirmeye:

Dakika 27: Bilica’nın, Tazemeta’yı düşürdüğü pozisyon. Bu pozisyonda Bilica rakibini önce sol sonra sağ ayağı ile çelmeleyerek düşürüyor. Hakemin pozisyondaki faul tespiti DOĞRU… Pozisyonda bariz gol şansı var mı, yoksa bu atak umut vaat eden bir atak mı (promising attack)? Tazemeta sağdan kaleye yönelirken Lugano ortadan kaleye doğru koşuyor. Bu pozisyonda hakemin düşünmesi gereken esaslar: Topun yönü, topun hızı, oyuncuların koşu özellikleri gibi golü doğrudan etkileyebilecek etkenlerdir. Bu pozisyonda Tazemeta ile Lugano’nun birbirlerine olan yatay mesafeleri hiçbir önem arz etmiyor. Lugano burnunun dikine koşarak Tazemeta’yı yakalayabilir. Çünkü biri sağdan ceza sahasına yönelecek, biri dümdüz koşacak. SONUÇ: Bu pozisyon bana göre umut vaat eden bir ataktır. Bariz gol şansı yoktur. Sarı kart verilmelidir. Hakemin kart aksiyonu DOĞRU.

Dakika 45: Semih, Diyarbakırspor ceza sahasına giriyor. Topla oynama mesafesinde olan savunma oyuncusu Erdinç, Semih’in omuz ve sırt bölgesine bir şarj yaparak düşmesine neden oluyor. Şarj bir oyuncunun omuzu ve koluna yapılabilir. Sırt bölgesine şarj yapılamaz. Yapılırsa faul olur. Bu pozisyonda fauldür ve ceza sahası içerisinde olduğu için bir penaltıyı gerektirir. Pozisyonda top havadan geldiğinden ve kaleci ile Semih’in orasında olduğundan bariz bir gol şansı yoktur. Dolayısı ile kırmızı kart verilmemelidir. Hakemin aksiyonu YANLIŞ.

İlk 45 dakikada Emre ve Mehmet Topuz neredeyse her karar sonrasında hakemin otoritesini zedeleyecek biçimde jest ve mimiklerle itiraz ettiler. Bu hareketler öncelikle uyarılmalı ardından muhakkak birer SARI kart ile cezalandırılmalıydı. Hakem bu konuda aksiyon almadı.

Dakika 64: Ceza sahası içerisinde Guiza’nın savunma oyuncusu tarafından formasından ve kolundan çekilmesi net bir penaltıydı. Hakemin aksiyonu YANLIŞ. Pozisyonda bariz gol şansı yok, kırımızı karta gerek yok.

Dakika 82: Emre Belözoğlu rakibine arkadan yaptığı hareket sonrasında SARI kart aldı. Bu pozisyonda hakemin kararı doğruydu. Verilen kart sonrası Emre şiddetli itirazlarına devam etti. Hakem bu itirazların otoritesine saygısızlık olmadığını düşündü ki ayrıca bir aksiyon almaya gerek görmedi.

Dakika 89: Fenerbahçe’nin Andre Santos ile attığı gol öncesinde, kaleci Gökhan’ın önünde duran ve havadan atılan topa bakan Semih’i arkasından itmesi penaltıydı. Hakemin beklemesi ve golün atılması ardından gol kararını vermesi doğruydu. Sportmenliğe aykırı davranıştan dolayı Gökhan SARI kart almalıydı.

Dakika 90: Mehmet Topuz’un oyundan ihraç edildiği pozisyonda, Barış gerekli mesafeye açılmayarak topun oyuna girmesine engel olduğu için SARI kart almalıydı. Hakem zaten Barış’a sarı kart göstermek amacı ile o bölgeye ilerlerken oyuncular tartışmaya başladılar. Mehmet Topuz rakibinin boğazını sıkması gerekçesi ile KIRMIZI kart aldı ki hakemin tespit ve kararı son derece doğruydu. Yalnız Barış’a göstermesi gereken kartı unuttu.

Dakika 90: Oyunun normal süresinin son dakikası içerisinde 5 dakika uzatma gösterildi. UEFA’nın bu konudaki talimatı son derece açıktır. Hakem oyuna ilave edeceğini ilan ettiği süreyi en az gösterilen kadar oynatmak zorundadır. Bu süre minimum oynatılması gereken süredir. Siz eğer 5 dakika uzatma gösterdiyseniz en az 5:00:00 oynatmak zorundasınız. Yalnız eğer uzatma dakikaları içerisinde eğer oyun durduysa, bu oynanmayan sürenin de, gösterilen sürenin sonuna ilave edilmesi istenmektedir. Koray Gençerler maç sonunda gösterdiği 5 dakikalık ilave süreyi birkaç saniye erken bitirdi. Bu bana göre maçta yapılan en önemli hatadır. Çünkü faul var mı yok mu, kart var mı yok mu gibi yoruma açık pozisyonlar bir yana, UEFA minimum uzatma sürelerinin en az gösterildiği kadarının oynatılması üzerinde önemle durmaktadır. Topuz’un ihraç edildiği pozisyon sonrası topun oyunda olmadığı anlarıda dikkate alırsak maçın en az 40-45 saniye erken bitirildiğini düşünüyorum. Bu süre maçın gidişatını belirleyebilecek uzunlukta bir süre olduğu için değil, hakemin kesinlikle yapmaması gereken bir hata olduğu için önemlidir.

SONUÇ olarak hakem Koray Gençerler performans olarak vasat bir yönetim gösterdi. Eğer FIFA kokartını takmak, kendine Süper Ligin güvenilir hakem kadrosu içerisinde sağlam bir yer edinmek istiyorsa performansını arttırmak zorunda. UEFA’nın eğitimlerinde önemle vurgulanan konulara özellikle dikkat etmeli. Oyunun sonuna eklenen minimum süre uygulamasında yaptığı hatadan ders çıkartmalı. Diğer tüm kararları hakem yorumu içerisinde değerlendirilerek tartışılabilir.

16 Ocak 2010 Cumartesi

Salı Günü saat 21:00 @ Lig TV

Futbolcular,
Teknik direktörler,
Hakem yorumcuları,

Medya mensupları,
ve tüm futbolseverler....

19 Ocak Salı günü saat 21:00 kimseye randevu vermeyin.
Lig TV Türk futboluna hizmet etmeye devam ediyor.
Detaylar yakında...


10 Aralık 2009 Perşembe

Hüseyin Göçek'ten Basın Açıklaması



Pas fotoMaç Gazetesi’nin Salı günkü nüshasında 1. sayfada “Göçek doğuştan Galatasaraylı”ve 12. sayfada “Soyunma odasında hakeme saldırı” başlıklarıyla yayımlanan iki haber, tümüyle hayal mahsulüdür.

1. sayfada yer alan ve ailemin Ali Sami Yen Stadı’nda locasının olduğu yönündeki iddiayı içeren haberin gerçekle hiçbir ilgisi yoktur. Bırakın ailemin locası olduğunu, babam, hakemliğe başladığımdan bu yana benim yönettiğim 3 maç dışında Ali Sami Yen Stadı’na gitmemiştir.

Yine aynı haberde “Hüseyin Göçek’in, geçen hafta Panathinaikos maçını da Ali Sami Yen’deki bu locadan izlediği ve başkan Adnan Polat’a ‘Sizi desteklemeye 6 hakemle geldik başkanım’ dediği kaydedildi” iddiasının da gerçekle bir ilgisi bulunmamaktadır.

Galatasaray-Panathinaikos maçını, aralarında benim de olduğum 7 FIFA hakemi ile MHK Başkanı Oğuz Sarvan ve UEFA Hakem Komitesi Üyesi Jaap Uilenberg’in de bulunduğu grup, İstanbul’da düzenlenen eğitim semineri kapsamında gitmiştir.

Semineri yöneten Uilenberg ile 7 FIFA hakemi, ertesi gün maçın yönetimiyle ilgili eğitim amaçlı bir değerlendirme yapmıştır. Haberde iddia edildiğinin aksine bu grup, locada değil protokol tribününde oturmuştur. Galatasaray Kulübü Başkanı Sayın Polat ile gruptaki diğer arkadaşlarım gibi, el sıkışmak dışında bir diyalogum olmamıştır.

Gazetenin 12. sayfasında, maç sonrası Galatasaraylı oyuncuların soyunma odasına gelerek bana saldırdıklarına ilişkin haber, hayalde bile sınırları zorlayan türden bir şaşırtıcılığı içermektedir.

Maçtan sonra Galatasaray Kulübü’nün yönetici, teknik adam da dahil, hiçbir mensubu soyunma odasına gelmemiştir.

Haber, bu yanıyla sadece şahsımı değil, Galatasaray Kulübünü de rencide edici ifadeleri içermektedir.

Her iki haberle ilgili hukuki süreç, avukatım tarafından başlatılmıştır.

Kamuoyuna saygıyla duyurulur.

Hüseyin GÖÇEK
FIFA Hakemi

9 Aralık 2009 Çarşamba

Hollanda'nın en başarılı öğrencisi bir Türk...



Eindhoven Ünversitesi’nde makine mühendisliği dalında master yapan Melike Yavuz, Hollanda’nın en başarılı öğrencisi seçildi.

Kimya, biyoloji, makine mühendisliği, ve sosyal bilimler dallarında Hollanda Üniversitelerinde okuyan öğrencileri teşvik etmek ve Hollanda’da bilim ve eğitime verilen önemi vurgulamak amacı ile Unilever tarafından organize edilen ödül töreni dün Vlaardingen’de düzenlendi. Unilever firmasının Başkan Yardımcısı Prof. Emmo Meijer, Hollanda Üniversitelerinde yüksek lisans ve doktora eğitimlerini sürdüren en başarılı öğrencilere ödüllerini verdi. Unilever ödülleri yüksek zeka ürünü olan araştırmaları cesaretlendirmenin yanı sıra, ödülü kazanan öğrencilerin dünya çapında büyük bir prestije sahip olmalarına imkan veriyor. Boğaziçi Üniversitesi makine mühendisliği bölümü mezunu olan Yavuz, 2007 senesinde Eindhoven üniversitesinde master eğitimine başladı. 2009 senesinde  9.7 not ortalaması mezun olan ve Philips firması yetkililerinin dikkatlerini çeken Yavuz bu şirket için çalışmaya başladı. Yavuz kazandığı ödülden dolayı çok sevinçli olduğunu belirtirken “Bu ödül ile inanılmaz derecede gurulandım. Hollanda’nın en başarılı öğrencisi bir Türk. Ve bu Türk benim. Burada ülkemi son derece iyi bir şekilde temsil ettiğimi düşünüyorum. Halen kariyerime Hollanda’da Phlips firmasında devam ediyorum, ama bilgi ve birikimimi ülkem için harcamak ve Türkiye’ye dönmeyi hayal ediyorum” şeklinde konuştu. Philips şirketinde, kan hücreleri içerisindeki bileşenlerin damar sertliğine etkilerini ölçen bir mikrobilgisayarın geliştirilmesi ile ilgili çalışmalar yapan Melike Yavuz, halen "Philips Lighting" bünyesinde sistem mimari/proje lideri olarak çalışıyor.

Bu beyinler hep Amerika'da, Almanya'da, Hollanda'da vs vs vs... Bu beyinleri ülkemize kazandırmadan bu ülke nasıl ileri gidecek bilemiyorum. İşte Melike Yavuz ve onun gibi beyinleri bu ülkeye kazandırmak bir devlet politikası olmalı. Bu genç insanlar burada kariyerlerini devam ettirmek isteseler de, gerekli imkanları bulamadıkları için başka ülkeler için çalışmak zorunda kalıyorlar. Umarım bir gün bir Cumhurbaşkanı, bir Başbakan, bir bakan ya da herhangi bir etkin yönetici bu gidişe dur der... Ülkemizin bu genç beyinlere şiddetle ihtiyacı var...

27 Kasım 2009 Cuma

Klasik bir bayram sporu...

Fotoğraf bugün (27.11.09) saat 10:30'da Göztepe E-5' yolunda benim tarafımdan çekilmiştir.


20 Kasım 2009 Cuma

EURO 2012 Ülke Katsayıları Açıklandı

UEFA, 2012 Avrupa Futbol Şampiyonası'na katılacak takımların  kategorilerinin ayarlanmasında hesaplanacak katsayıları ve değişen hesaplama yöntemini açıkladı.

Türkiye şu anda 15. sırada yer alıyor.

Hesaplamaya Avrupa Futbol Şampiyonları ve Dünya Kupası Eleme maçlarında oynanan A Milli Takım maçları katılıyor. Özel maçlar ise hesaplamaya dahil edilmiyor.


18 Kasım 2009 Çarşamba

Beşiktaş - Fenerbahçe maçı Aydınus'un...

Turkcell Süper Ligin 13. haftasında oynanacak olan derbi maçın hakemleri açıklandı.



Maçın hakemi Fırat Aydınus...
Yardımcı hakemler Bülent Gökçü ve Bahattin Duran
4. hakem ise Aytekin Durmaz

15 Kasım 2009 Pazar

GS - FB Maçında Neden Olay Çıktı

Bu hanım Fenerbahçe benchinin hemen arkasında oturuyordu. Screen shot'ta görülen hareketin ardından saha karıştı. Ters pota arkasından sahaya giren bir Galatasaray taraftarı Fenerbahçe benchine doğru koşup oyunculardan birinin ayağına eli ile vurdu. Bunun üzerine Fenerbahçe'li oyuncular bu taraftara saldırdı ve sonrasında kıyamet koptu. O esnada, içeriye doğru koşan Fenerbahçe'li basketbolculardan birisi olayla hiç alakası olmayan bir Galatasaray taraftarının yüzüne yumruk attı ve yaralanmasına neden oldu.



10 Kasım 2009 Salı

SON DAKİKA.... ROBERT ENKE ÖLDÜ...

Saat: 21:45

Fenerbahçe'nin eski kalecisinin bugün (10 Kasım 2009) vefat ettiği bildirildi.

Polisin açıklamasına göre ölüm sebebi intihar... Birkaç sene önce 2 yaşındaki kızını kaybeden Enke,  yakalandığı bir vürüs nedeni ile tedavi görüyordu.

Kaynak:  twitter.com/objfan

9 Kasım 2009 Pazartesi

Haklı galibiyet

Maçın başında iki antrenöre birer joker verseler ve rakipten bir oyuncuyu çıkartma hakkınız var deseler ancak böyle bir durum oluşur. Fenerbahçe Ülker’de Emir Preldziç ve Efes Pilsen’den Preston Schumpert forma giyemedi. Bu iki oyuncu rakibi çok zor durumda bırakacak isimler… Fenerbahçe Ülker’de en büyük sıkıntı Will Solomon’un olmayışı daha doğrusu bir point guard’ın olmayışı. Damir Mrsiç tabi bu pozisyonda tecrübeli ama uzun bir süredir "1" numarada oynamadı. Dolayısıyla oraya tekrar ısınına kadar Efes Pilsen’in kısa pozisyonundaki savunmacı guardları yaptıkları baskıyla onu çok zor durumda bıraktılar. Olmadık zamanlarda yaptığı top kayıpları takımını çok zor durumda bıraktı. Fenerbahçe Ülker Şampiyon olduğu senelerde Efes Pilsen’i hep dış şutlarda zor durumda bırakmıştı. Bunu sebebi oynanan pick and roll ve dışarıda boş kısayı topla buluşturmak. Bunu bir türlü yapamadı Fenerbahçe Ülker. Bu bir oyun biçimi ve çok iyi işlemesi gereken bir düzen. Sistemin kırıntısı olmayınca boş şut yakalama şansı da yok. Fenerbahçe’li taraftarlar şutörlerine boşuna kızdılar. Her sayının altın değerinde olduğu maçta Efes Pilsen dışarıda Nachbar ve Rakoçeviç’le bulduğu 3 sayılık atışlarla maçı kopardı.

Ayrıca bir konuda daha konuşmak gerekir. Will Solomon taraftar istedi diye antrenöre rağmen transfer edildi. Geldiği andan itibaren hiçbir katkı alınamadı. Final serisinde hataları konuşuldu. Sonra da takım içersinde yaptığı disiplinsizlikleri… Şimdi de sezonun en can alıcı noktasında gönderildi. Bu büyük bir hatadan öte değildir de nedir? Point Guard pozisyonu koca Euroleague takımında sıkıntılı. Bu takımdan antrenör nasıl randıman alacak. Orada kimi kullanacak. Bunları düşünen var mı?

22 Ekim 2009 Perşembe

Son Zamanların En Heyecanlı Maçı...DT vs DS


Kaldı 3 gün...


Almanlar Çelik Yelek Giyecek...














2010 Dünya Kupası'nda Almanya forması giyecek oyunculara enteresan bir uyarı yapıldı. Güney Afrika'da yapılacak olan turnuvada, takımın kaldığı otelden uzaklaşacak olan oyuncuların "kurşun geçirmez yelek" giymeleri tavsiye edildi. Alman Milli takımının güvenliğini sağlayan, Leverkusen merkezli güvenlik şirketi BaySecur, oyuncuların Güney Afrika'da ekstra güvenlik önlemleri almaları gerektiğini söyledi. Oyuncuların otelden ayrılışlarının asgari seviyede tutulması gerektiğini, ayrılışın kaçınılmaz olduğu durumlarda ise oyunculara kurşun geçirmez yelek giyidirileceğini açıklayan şirket yetkilileri otel içerisinde ve dışarısında oyuncuların güvenliklerinin özel eğitimli görevlilerce korunacağı açıklandı.

2010 Dünya Kupasının Güney Afrika'da yapılaması konusunda halen tartışmalar devam ediyor. FIFA bu konuda büyük eleştiriler alıyor. Katılımcı ülkeler kafilelerinin güvenlikleri konusunda FIFA'dan garanti istiyor. Yaza doğru bu tartışma çok daha önemli boyutta devam edecek gibi görünüyor.

Atletico 4 yiyince...

















Ve Fatih Terim ismi İspanyol basınında...

Fatih Terim milli takımlar teknik direktörlüğünü bıraktığı anda kariyerini yurt dışında devam ettireceği yönünde tahminler konuşulmaya başlamıştı. Genelde ülke bazında konuşuluyordu. İngiltere, İspanya, Yunanistan ve İtalya... Bunun en büyük nedeni hocanın Özhan Canaydın döneminde Galatasaray'dan ayrılırken "Türkiye'de bir daha takım çalıştırmam" şeklinde yaptığı açıklamaydı. Gerçi hoca Swiss Otel'de yaptığı basın toplantısında yurt içi görevler de üstlenebileceği yönünde mesajlar verdi ama istifa açıklamasının ardından adı en fazla duyulan takım İspanya'nın en köklü kulüplerinden Atletico Madrid'di. Terim net bir ifade ile Madrid kulübünden herhangi bir teklif almadığını, alması durumunda basın mensupları ile paylaşacağını üstüne basa basa belirtti. Gözler hoca değiştirme potansiyeli taşıyan takımlar üzerinde yoğunlaşırken dün gece Şampiyonlar Liginde Chelsea'nin Atletico Madrid'i 4-0 mağlup ettiği maç tüm dikkatleri bu yöne yoğunlaştırdı. Alınan ağır mağlubiyet sonrası kulüp yöneticileri tarafından yapılan açıklamalara bakılırsa hoca hafta sonuna kadar görevden alınabilir.  Abel'in yerine düşünülen isimler arasında Fatih Terim ismi de geçiyor. İspanyol basınında çıkan haberlere göre adaylar: Laudrup, Aragonese ve Fatih Terim...

Bakalım bu işin sonu nereye varacak, Fatih hoca'ya Madrid yolu açılacak mı?

21 Ekim 2009 Çarşamba

Şampiyonlar Liginde İlk Puan...



Mustafa Denizli kariyerinin ilk Şampiyonlar Ligi puanını geçen sezonun Alman Bundesliga şampiyonu Wolfsburg karşısında aldı. Fenerbahçe'yi çalıştırırken sıfır puan ile tamamlayarak tarihe kötü bir iz bırakan Denizli, bu sezon Beşiktaş ile ilk puanını 3. maç sonunda kazandı. Bu puan aynı zamanda Denizli'nin de ilk Şampiyonlar Ligi puanı. İlk iki maçta Beşiktaş oynadığı futbol ile beğeni kazansa da girilen gol pozisyonlarını değerlendirmeyi başaramamış ve bu maçları kaybetmişti. Wolfsburg karşısında sezonun en iyi futbolunu sergileyen Beşiktaş belki maçı kazanamadı ama alınan bu 1 puan Şampiyonlar Liginde devam edebilmek için umutların taze kalmasına neden oldu. Bundan sonra İnönü Stadyumunda alınacak 2 galibiyet ile 7 puan gruptan çıkmaya yeterli olabilir.